Adalet Bakanı Akın Gürlek, devletin vatandaşların dini inançlarını istismar ederek kazanç sağlayan illegal yapılara karşı kararlı adımlar attığını belirtti. Yapılan açıklamalarda, vatandaşların dini duygularını suiistimal eden ve bu şekilde haksız gelir sağlayan grupların aktif olarak takip edilip, hukuki süreçlere tabi tutulduğuna dikkat çekildi. Gürlek, bu adımların sadece belirli topluluklar veya inançlar değil, suç teşkil eden tüm faaliyetleri hedef aldığını vurguladı.
Türkiye Cumhuriyeti, suç örgütleri ve illegal yapıların faaliyetlerini durdurmak amacıyla hukuki zeminde mücadelelerini sürdürüyor. Bakan Gürlek, özellikle Alihan Kuriş odaklı soruşturmaların, bu kapsamlı mücadelelerin önemli bir parçası olduğunu belirterek, suçun kaynağını ve yapısını detaylı şekilde ortaya çıkarmak için çalışmaların yoğunlaştırıldığını ifade etti. Türkiye’nin, suç örgütleriyle mücadelesinde, kimden ve hangi yapıya ait olursa olsun, hukukun üstünlüğüne dayalı yaklaşımını kararlılıkla sürdürdüğü açıklandı.
Gürlek, yaptığı açıklamalarda inanç özgürlüğünün korunmasının devlet politikalarının temelinde olduğunu tekrarlayarak, suç ile dini değerlerin karıştırılmaması gerektiğine dikkat çekti. Bu bağlamda, dini yapıları veya toplulukları suç faaliyetlerinin kalkanı veya aracı olarak kullanmak kesinlikle kabul edilmediğini vurguladı. Hukuki çerçevede suç işleyenlerin, inanç ve ibadet özgürlüğü savunulurken, suç faaliyetlerine karşı da gerek alınan önlemler hem vatandaşların hakları hem de kamu güvenliği açısından önemlidir. Ayrıca, soruşturma kapsamında gözaltına alınan 38 şüpheliden 32’sinin tutuklandığı ve diğerlerinin ise ev hapsine alındığı bilgisi paylaşıldı.
