Geçtiğimiz günlerde tahliye edilen ünlü stand-up sanatçısı Deniz Göktaş, yeniden gözaltına alındıktan sonra tutuklama talebiyle mahkemeye çıkarıldı. Göktaş hakkında açılan davada, kendisine yöneltilen ‘basın yolu ile suçu ve suçluyu övme’ suçlamasıyla ilgili kararlar derin tartışmalara neden oldu. Mahkeme, ilk önce tutukluluğuna itiraz edilmesi üzerine Göktaş’ı serbest bırakılmıştı, ancak tekrar SEGBİS aracılığıyla sulh ceza hakimliğine çıkarıldıktan sonra yeniden tutuklandı.
Göktaş, özellikle ‘Ölü Deniz’ adlı stand-up gösterisiyle tanınıyor. Ancak gösterisi, çeşitli suçlamalara konu oldu. Cumhurbaşkanına hakaret ve halkın bazı dini değerlerini alenen aşağılama suçlamasıyla tutuklanan sanatçı, yaptığı açıklamalarda gösterisinin uzun süredir sahne aldığı birçok şehirde herhangi bir şikayet almadığını ve bu performansında herhangi bir kasıt olmadığını belirtti. Göktaş, gösterisinin yaklaşık üç yıldır düzenli olarak farklı şehirlerde sahnelendiğini ve seyircilerden böyle bir şikayet alınmadığını vurguladı.
Göktaş, açıklamalarında gösterisinin içeriği ve amacı hakkında detaylar verdi. Herkes gibi kendisinin de çeşitli politik görüşleri ve fikri olduğunu anlatan sanatçı, dini ve politik konularda yaptığı konuşmaların tamamen mizahi bir amaç taşıdığını söyledi. İnançlara zarar verme veya insanları kırma gibi bir niyetinin olmadığını dile getiren Göktaş, ‘Favori kitabım’ ve ‘çeviride sorun var’ gibi ifadelerle hassas konulara değindiklerini belirtti. Ayrıca, gösterisinin mizahi anlatım olduğunu ve herhangi bir kötü niyet taşımadığını vurguladı.
Sanatçı, özellikle Cumhurbaşkanına hakaret suçlamasıyla ilgili olarak, sözlerinin mizah çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Göktaş, ‘Cumhurbaşkanını aşağılamak gibi bir amacım yok. ‘Diktatör’ kelimesi siyasi bir tanımlamadır ve toplumda sıklıkla tartışılan bir kavramdır,’ diyerek gösterisinin siyasi veya tahammülsüz bir niyet taşımadığını belirtti. Sözlerinin, herhangi bir siyasi düşmanlık veya kötü niyet içermediğini vurgulayan Göktaş, üzerinde bulunan suçlamaları kabul etmeyip hukuki süreçlerin takipçisi olacağını ifade etti.
