Diyarbakır’da yaşanan ciddi bir olayda, 12 yaşındaki kız çocuğunu zorla kaçıran ve ailesinin iddiasına göre evlenmek üzere plan yapan sanık hakkında mahkeme tarafından karar verildi. Olay, geçen yıl şubat ayında Kayapınar ilçesine bağlı Peyas Mahallesi’nde gerçekleşti ve uzun süre kayıp olan küçük kızın durumu büyük endişe yarattı.
İddiaya göre, kız çocuğu evden kaçışının ardından yaklaşık iki yıl boyunca sosyal medya üzerinden tanıştığı ve iletişim kurduğu sanıkla gizlice buluşmaya başladı. Ailesi, kızı kayıp olduğu haberini aldıktan sonra durumu polise bildirdi. Bu süreçte polis, kızın ve sanığın sosyal medya iletişimleri üzerinden gerçekleştirdikleri görüşmeleri yakından takip etti ve olayın aydınlatılması için çalışmalarını hızlandırdı. 6 Şubat günü, Z.Ş. ve kız çocuğu sosyal medya paylaşımları sonucunda güvenlik güçlerine teslim oldu.
Mahkeme sürecinde, genç kızın yaşının resmi kayıtlarda 12 olarak gösterildiği halde kemik gelişim raporunun 16 yaşını işaret etmesi, examine ederek yaş tespiti yapılmasına neden oldu. Ayrıca, sanığın çektiği mesajlar ve planlama detayları dosyaya girdi. Kız çocuğu ifadesinde, yaklaşık iki yıldır sanıkla ilişkisi olduğunu ve evden kaçmak istediğini anlattı. Dört gün boyunca parkta kaldıklarını ve şikayetçi olmadığını vurguladı. Sanık ise, kızın 16 yaşında olduğunu ve evlenme niyetleriyle kaçtıklarını ileri sürdü.
Mahkeme, sanığın mağdurun gerçek yaşını bilip bilmediği konusundaki tartışmalara rağmen, yaşını 17 olarak bildiği varsayımını kabul etmedi. Mesajlar ve kemik yaşı raporu dikkate alınarak, mağdurun 15 yaşından küçük olduğu kesinleşti. Bu durum, sanığın suçunun çocuğun kişilik haklarına ve güvenliğine saldırı niteliğinde olduğunu gösterdi. Sonuç olarak, mahkeme sanığı suç vasfını değiştirmek suretiyle, çocuğun cinsel istismarı yerine, Türk Ceza Kanunu’nun 104. maddesi kapsamında reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezasına çarptırdı. Sanığın eylemlerinin birden fazla kez gerçekleştiği de göz önüne alınarak, cezada indirim yapıldı ve karar taraflara bildirildi. Kanun yolları açık tutularak, sanık ve mağdur açısından istinaf hakkı saklı tutuldu.
